MASAL KAHRAMANI

« Önceki |

19/12/2009

İşte Çeyrek Finalistler...


Şampiyonlar Ligi eşleşmeleri malûm dün belli oldu. Bu maçlara göre; ben Barcelona, Sevilla, Real Madrid, Inter, Bordeaux, Arsenal ve Bayern'i, parmaklarım titreyerek, yüreğim sızlayarak da olsa AC Milan'ı es geçip; ManU'yu, "Çeyrek Finalist" diye yazdım. AC Milan'a ve diğerleri, Chelsea, Stuttgart, Lyon, Fiorentina, CSKA, Olympiakos, Porto'ya yaşattıkları futbol heyecanı için şimdiden teşekkür ediyoruz.

Kategori: KALE ARKASI | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

12/12/2009

Demokratik Saltanat!

"Bıçaksırtı" bu konuda, keskin kılıca kılıf misali 'Demokratik Açılım' diye anılan; oysa başlarda açıkca "Kürt Açılımı" da denen, ama sonradan geri adım atılan siyasi girişimler paralelinde yapılacak en son hamle "bile" değildi DTP'nin kapatılması...

8'inci defa aynı oluşumu "Kapatmak" çözüm değil, çözümsüzlük doğuracak...

Anayasa Mahkemesi'nin kararının altından,
sinek ve pis kokular dolu lağım suyu sızmakta...

Barışa kurşun atanlar bir tarafta konuşlanırken,
beri yanda da hukuki silahlanmalar türedi.

AKP yapabiliyorsa, -ki artık pek mümkün de görünmüyor- Barış Süreci'nde samimi ise asıl şu vaziyette; 'Demokratik Açılım Siyaseti' üzerinde odaklanmalı, dik durabilmeli... Ama çoktan geri adım attılar! Her şey sarpasardı. Paçalar artık çamurlandı... Kirlendiler!

Kategori: KALE ARKASI | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

18/11/2009

Tutuklu Raskolnikov, <br/> intihari seçti!

 

2003'ün 31 Temmuz'unda Fenerbahçe'ye imza atarken, Kulüpteydim. 2009'un 10 Kasım'ında gelen intihar yürek dağladı... Robert Enke'nin acımasız vedası zihnime bir sürü soru işareti çengelleri astı. Neden? Dost kaybetmiş gibiyim... Ama ne için kaybettim? Kızı Lara'nın yokluğundan dolayı, diyorlar... Öyle mi? Sorgulama sonucu, şunları düşündüm. Şeytanın avukatlığı belki... Ölen hem de böyle yiten biri ardından yazılacak şeyler de değil belki... Ama yazıyorum. Olmalı bir sebebi... Fakat asla yazılanlar, izlediklerimiz ve konuşulanlar gibi değil. Enke'yi intihara götüren, sadece özlem, kızının bıraktığı boşluğun getirdiği depresyon hiç değil. O işlediği bir intihar sonrası aylar süren iç kavga neticesinde suçunu itiraf eden Raskolnikov'dur. Enke'yi vicdanı öldürdü!

 

x x x

 

Saatte 160 km. hızla Hannover-Bremen Seferi yapan trenin önüne atlayıp intihar eden Enke'nin; kalp hastası kızı Lara'nın ölümü, Barcelona-Fenerbahçe'deki futbolu karanlık ve başarısız sürece denk düşüyor. 6 yıl sonra boyun eğilen bir vicdan azabı Enke'ninki. Suçluluk duygusu, iç hesaplaşma, çaresizlik ve gecikmiş fark ediş... Hayat iksiri 'futbol' denen oyunda ben, Enke'nin; Barcelona ve İstanbul'da kendini ispat etme savaşı içinde Lara'yı ihmal ettiğini, bunun bir cana mâl olduğunu sanıyorum. Daha sonra futbol için verdiği savaşı Enke, fazlasıyla kazandı. Kadıköy'de bittiği noktadan, vatanında Hannover 96'yla yükseldi ve Almanya Milli Takımı'yla zirveye oturdu, vazgeçilmez oldu. Kızına karşı, futbol tercihini zaferle bitirdi. Ama canı gitti. Vicdanı, vücuda geldi. Bu kez onu yenmeye çalıştı. Lara'nın yerine evlatlık aldığı Leila ile yapmadıklarını bastırma fikri, bu acı dramı dindirmeye yetmedi. Lara geri gelmedi.

Ve Enke ona gitti.

 

 

Kategori: KALE ARKASI | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

11/11/2009

Babasi Lara'ya gitti!



Lara'nın babası Robert Enke,
2003'te yaşatamadığı kızının
yokluğuna ancak 6 sene dayanabildi. Dik durmak için, omuzlarını düşürmemek üzere Leila adında bir kız çocuğu evlatlık almış, öyle katlanabilmişti yokluğa... Olmadı, yapamadı. Pek duygusal yapısı, Almanlar'da ekseriyette alışık olunmadık gibiydi.

Onun hayat iksiri olan "futbol" denen bu oyunda zaten zirvedeydi. Almanya ülkesel Takımı'nın kalesindeydi. Bundesliga'da göz kamaştıran maçlar oynuyor, takımı Hannover 96'nın da Kaptanlığını yapıyordu. Biten sezon Almanya'nın en iyisi seçilmişti. Ancak kalabalıklar içinde kendisini güçlü hisseden adam, filelerle çevrili yeşil sahnesinden indikten sonra büyük bir boşluğun da ta ortasında kendisini buluyordu. Eşi Teresa ve evlatlık kızı Leila; Enke'ye, küçük bedeni yüzünden benzerine az rastlanır kalp hastalığına yenilen kızı Lara'yı unutturamadı. Kasım'ın 10'unda bir gece vakti Bremen'den Hannover'e giden hızlı trenin önüne atlayıp, intihar ettiğinde bir dost kaybetmiş gibi acı çektim. Vicdan azabı da duydum. Rüştü de duymuştur!

Çünkü...

Hesp, Dutruel, Bonano gibi kaleci faciaları yaşayan Barcelona'ya 2002'de Louis van Gaal tarafından alınmıştı Enke... Ancak daha formasını terletmeden Dünya Kupası'nda 3'üncü olan Türkiye'nin sivrilen kalecisi Rüştü transfer edildi yerine... Onun daha sonra anlaşılacak beceriksizliğine kurban edilmişti bir kere Enke, kendisini gösteremeden kopartılmıştı Barça'dan... Enke, Fenerbahçe'ye Rüştü karşılığında verilirken; Barça da Altyapı'dan aynı sezon alınan Valdes'te ısrar etmek zorundaydı. Rüştü kabzımallar kadar yer tutamayınca, bugün Katalanlar'ın 1 numarası Victor kaldı böylece...

Enke ise Rüştü için harcandığında vatandaşı Daum tarafından Fenerbahçe'ye kefaletle gelmişti. Bizim takım için özel adamlardan Rüştü'nün satılmasının huzursuzluğu ile kabul edemedik Enke'yi, itiraf edeyim... Ardından çok şeyler söyledim, konuştuk. Dünya Karması'na giren 10 yıllık kalecimiz kadroda tutulamazken, genç birine tahammülsüzdük.

İlk maçında bir Yahudi; Pini Balili, Hitler'in üstün ırkını perişan ederken, tarihten de öc alır gibiydi.
38 dakika içinde Robert Enke 3 gol yedi ve gönderildi. Sarı-Lacivertliler de Barcelona gibi kendi vatandaşına güvenmeyi seçti, Volkan böylece doğdu.

2002'nin 31 Temmuz'undaki İmza Töreni'ne katıldım; Enke 1 sezon için imza attı. Sonra Barcelona'ya gitti eşyalarını toplamak için... 9 Ağustos'ta geri döndü ve Fenerbahçe'nin Kadıköy'deki sezon açılış maçına çıktı 1 gün sonra... 10 Ağustos gecesi, İstanbulspor'a 3-0 yenildi. 90 Dakika sonunda Enke gelmek istemediği İstanbul'a veda ederken, bunun tek sebebi taraftarların tahammülsüzlüğü olmuştu. O günler, Fenerbahçeliler; şimdiki Trabsonspor ya da Beşiktaş'ın destekçilerinin halindeydi, çok acımasızdılar çok...

Ben de o günler, 'Fenerbahçe'nin 3 tane yedek kalecisi olduğunu' düşünüyordum. Sonra Enke, hak ettiği değeri fazlasıyla buldu. Almanya Takımı'nın 1'inci kaleciliği ve kulüp takımının liderliği gibi önemli mertebelere ulaştı. Ama Enke için yıkım kızı Lara oldu. Hayat gailelerini büyük gücü ve dayanıklılığıyla yendi; fakat ilahi takdire boyun eğdi. Enke artık yok! Beni, bizi bağışlar mı..

Bunun için de özür dilerim Enke!

Kategori: KALE ARKASI | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

1/11/2009

Bana bir masal anlat Baba


Babası Walter Payton'a ağlamakta Brittney...
Chicago Bears'da Kariyerini noktalayan
Amerikan Futbolu'nun efsanevi savunmacısı
1999'da merhum olmuştu.
10 yıl geçse de üzerinden acılar
alışkanlığa dönmüyor, sızı bir yerlere gizleniyor sadece...
Baba kelimesi hiç yabancılaşır mı?
O boşluk, yokluk siner mi?
Özlem... Bitmek bilmez be...

Kategori: KALE ARKASI | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

  • Selamlık
  • Bendeniz
  • Tavan Arası

Münderecat

  • Kewell formalari da yikasin!
  • Liverpool batarken...
  • Enke neredesin?
  • First Dog!
  • Mancini ateşe atladi
  • Başliksiz, şimdilik...
  • İşte Çeyrek Finalistler...
  • Adalet '2-3' dedi!
  • Maskeli Balo
  • Demokratik Saltanat!

    Linklerim

  • La Gazzetta dello Sport
  • Corriere dello Sport
  • L'Equipe
  • France Football
  • Globo Esporte
  • Guardian Football
  • Marca
  • As
  • El Mundo Deportivo
  • Sport
  • Four Four Two

Kategorilerim

    • KALE ARKASI
    • EU
    • MİZAH
    • RESİMLER
    • TENİS
    • GÜNCEL
    • PANORAMA
    • TRANSFER
    • OLİMPİYAT
    • ALMANAK

CANLI SKORLAR

Arkadaşlarim

  • ihlas SON DAKIKA
  • dobradobra SPOR
  • Haber Alanı

Bağlantilarim

  • RSS
GOOGLE

Kapi Görevlisi

Offshore Worker Accident
İçimde kanlı bir ihtilal kopacak, dudakların bir akşamüstü dudaklarıma değince...
1907 Gençlik
Blogcu ile yapıldı
vhpsztn'06